Terör örgütü PKK/YPG’nin elindeki kamplar: Büyüyen insani kriz

Suriye’nin Haseke kentindeki Hol Kampı’nda ocak ayından bu yana 69 kişinin öldürüldüğü Birleşmiş Milletler tarafından açıklandı. TRT Haber, PKK/YPG terör örgütünün elindeki kampların akıbetini Suriye Uzmanı Ömer Özkizilcik’e sordu.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Martin Grifftihs, Güvenlik Konseyini Suriye’deki insani durum hakkında bilgilendirdi.

Martin Grifftihs, kamptaki güvenlik sorunlarının devam ettiğine, haziran ve temmuz aylarında kadın ve kız çocuklarına yönelik şiddetin arttığına dikkati çekti. Terör örgütü PKK/YPG’nin kontrolündeki Hol Kampı’nda “Ocaktan beri 69 kişinin öldürüldüğü rapor edildi, 12 kişiyi ise öldürme girişiminde bulunuldu” dedi.

Kampta “korku iklimi” hakim olduğunu vurgulayan Griffiths, insani durumun da giderek kötüleştiğini ifade etti.

Sivillerin kaçış güzergahı

SETA Suriye Uzmanı Ömer Özkizilcik PKK/YPG terör örgütünün kontrolündeki kampların PKK/YPG’nin ABD’nin hava desteği ile düzenlediği operasyonla doğrudan ilgili olduğunu söyledi.

“PKK/YPG, ABD’nin desteği ile düzenlediği hava saldırılarında birçok sivilin evini yerle bir etti. Sivillerin birçoğu tek kaçış güzergahı olan PKK/YPG kontrolündeki bölgeye doğru kaçtı. PKK/YPG ise DEAŞ’a ideolojik bağlılıkları olan insanlarla evsiz kalan bölgenin yerel halkını El Hol ve Roj kamplarına yerleştirdi.”

Suriye’de PKK/YPG tarafından kontrol edilen10 kamp bulunuyor. Bu kamplar; eski doğu Menbiç Kampı, yeni doğu Menbiç Kampı, Waşokani Kampı, Mahmudlu Kampı, Tivahina Kampı, Tel el-Siman Kampı, Ebu Kesheb Kampı, Areşe Kampı, Roj Kampı ve El Hol Kampı.

Fotoğraf: Suriye Gündemi

En büyük kamp: El Hol

El Hol Kampı 14 bin barınak ile en büyük kamp iken, onu 2 bin 850 barınak ile Areşe ve 2 bin 150 barınak ile Mahmudlu Kampı izliyor.

En küçük kamplar ise 400 ila 600 barınak arasında bir mevcudiyeti olan eski doğu Menbiç Kampı, Roj Kampı, yeni doğu Menbiç Kampı ve Tel el-Siman Kampı.

Suriye Uzmanı Ömer Özkizilcik bu küçük kamplar arasında 470 barınağa sahip Roj Kampı’nın ayrı bir önemi olduğunu vurguluyor. Bu kampta üst düzey DEAŞ yetkilileri ve aileleri bulunuyor.

“Örgüt batı menşeli fonlardan finansal yardım sağlıyor”

Kampların ciddi bir yönetim sorunu yaşadığını dile getiren Özkizilcik, PKK/YPG’nin kampların içerisinde güvenliği sağlayamadığını ifade etmekte.

“DEAŞ bu kampların içerisinde kendine ait sözde bir güvenlik teşkilatı ve devlet yapısı kurmuş durumda. Özellikle El Hol ve diğer büyük kamplarda bu sorun ön plana çıkmakta. Kamplardaki diğer bir sorun ise rüşvet. Kamplara giden insani yardımlara PKK/YPG’nin el koyduğu, yardımların tam manasıyla kamptaki insanlara ulaşmadığı gelen bilgiler arasında. Ayrıca örgüt ücret karşılığında kampta bulunan kişiyi dışarı çıkararak Suriye Geçici Hükümeti kontrolündeki bölgelere veya İdlib ile Esed rejimi bölgelerine geçişlerini sağlamakta.”

Ömer Özkizilcik kampların PKK/YPG’ye meşruiyet ve finansal gelir sağladığını vurguluyor.

“PKK/YPG kendi bölgelerinde bulunan kamplardaki kötü durumu ön plana çıkararak, özellikle batı menşeili fonlardan finansal ve diğer yardımlar sağlıyor. Elde edilen bu gelirin önemli bir kısmı örgüt yapısı için kullanılıyor.”

Kamplarda oluşturulmaya çalışan algı: Meşru bir yapı

PKK/YPG’nin kamplar üzerinden oluşturmaya çalıştığı algı örgütün sözde DEAŞ ile mücadelesinde temel bir meşruiyet unsuru olarak ön plana çıkmakta.

“PKK/YPG, DEAŞ üzerinden kurduğu sözde Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’ni tanıtmaya çalışıyor. Yabancı uyruklu DEAŞ militanlarını ülkelerine teslim ederken zorunlu olarak o ülkenin Suriye’ye diplomatik heyet göndermesini ve kameralar karşısında poz vermesini şart koşuyor. Böylelikle hem diplomatik ilişki kurmaya çalışıyor hem de ziyaretleri kendi politikası için araçsallaştırmış oluyor. Gerçekleşen her görüşme PKK/YPG ile ilintili medya tarafından paylaşılırken Türkiye’nin sözde savaş suçları ve uluslararası hukuka aykırı askeri müdahaleleri konuşulduğu propagandası yapılıyor.”

“Kamplarda adeta DEAŞ 2.0 yetişiyor”

PKK/YPG kontrolündeki kamplarda radikalleşme içinse oldukça elverişli bir ortam var. Nüfusun çoğunluğunu oluşturan kadın ve çocuklar PKK/YPG’nin güvenliği ve otoriteyi sağlayamamasından ötürü kamp içerisindeki DEAŞ yapılanmasının otoritesi altında yaşamaya çalışıyor.

“PKK/YPG’nin kontrol ettiği kamplarda adeta ‘DEAŞ 2.0’ olarak nitelendirebileceğimiz çocuklar yetişiyor. PKK/YPG’nin güvenliği ve otoriteyi sağlayamamasından ötürü, DEAŞ kamplar içerisinde infazlar da gerçekleştirebiliyor. Kamplardaki çocuklar DEAŞ’tan sözde din dersleri alıyor ve birçoğu pasaportu ve herhangi resmi evrakı olmayan bu çocuklar, DEAŞ’ın propagandası ile büyüyor. Kısacası, kampların içerisinde geleceğin potansiyel teröristleri yetişiyor diyebiliriz.”

Kamplardaki insani kriz

Peki neden PKK/YPG kamplarda DEAŞ yapılanmasını önlemeye çalışmıyor?Örgüt neden DEAŞ’ın potansiyel takipçilerini etkilemesine izin veriyor?

Ömer Özkizilcik bunun sebebinin PKK/YPG’nin kendi çıkarları için DEAŞ’ı hayatta tutmak istemesine bağlıyor.

“Eğer DEAŞ yok olursa, PKK/YPG’nin yegane meşruiyet aracı da yok olur. Bu yüzden YPG, DEAŞ yapılanmalarına can suyu sağlıyor. PKK/YPG’nin aralıklarla küçük gruplar halinde serbest bıraktığı DEAŞ militanları terör örgütünün operasyonel olarak hayatta kalmasını sağlıyor fakat bunu PKK/YPG için ciddi bir tehdit oluşturmayacak boyutta tutuyor.”

Kamplardaki insani kriz her geçen gün büyümekte ve yeni risk ve tehditler yaratmakta. Siviller insani yardımlara PKK/YPG’nin kontrolündeki kamplarda yeterli düzeyde ulaşamamakta bu yüzden çeşitli sıkıntılar ve sağlık sorunları kamplarda baş göstermekte.

Kamplarda büyüyen çocukların gelecekte toplum için oluşturacağı sosyo-psikolojik sorunlar ve güvenlik tehditleri sadece Suriye için değil, Türkiye için de risk faktörü oluşturuyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.